TÜRKİYE'ye BARIŞ ... GELİR !

Yine 1 Eylül Dünya Barış Günü'ne başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere birçok dünya ülkesinde savaş ve kıyımların yaşandığı bir ortamda giriyoruz. Türkiye'yede de hala insanlar ölüyor ve bölge illerinde süren 34 yıllık çatışmalı süreç hala devam ediyor. Türkiye'ye Barış ne zaman gelir noktasındaki bu yazı da somuta indirgediğimiz bir nokta var ki olursa Türkiye'de Kürdüyle, Türküyle, Ermenisiyle Müslümanıyla, muhalifiyle iktidardakiyle herkes barış içinde yaşar. O da 'Ne zaman ki Türkiye'de Türkler de Kürtler gibi bu ülkede Barış için alanlara çıkıp tıpkı bu gün Diyarbakır'da düzenlendiği gibi mitingler düzenleyip barışı haykırdıklarında ve buna karşılık coplandıklarında işte Barış o zaman gelir. '

Ortadoğu’daki toplumlar başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesi, 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne, hala büyük katliamların olduğu herkesin birbirine silah doğrulttuğu asırlık sorunların bir türlü çözüme kavuşturulmadığı bir ortamda giriyor. Maalesef ki bir Ortadoğu ülkesi olan insan ölümlerinin yaşandığı ülkelerden biri de Türkiye.. Türkiye’de bölge illerinde 34 yıldır yaşanan çatışmalı ortamla beraber on binlerce Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı bir şekilde yaşamını yitirdi. Binlerce köy boşaltıldı yüzbinlerce insan bir şekilde göç etmek zorunda kaldı. Ve bu gün bile hala insanlar ölmeye devam ediyor. Türkiye’ye BARIŞ, bir dönemin JİTEM vb karanlık militarist güçlerin her köşeye sıkıştığında kendi kirliliklerini kapatmak adına görsel şovlarda kullandığı ve sonrasında ayak basıp çöpe attığı bayrağı kullanarak hukuksuzlukları bu bayrakla kapatmaya yeltenmekle gelmez. Türkiye’ye BARIŞ ne AKP’nin 600 vekil almasıyla ne de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talep ettiği ‘ Yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı ‘ dediği 600 vekilin meclise girmesiyle de gelmez.. Türkiye’ye BARIŞ ne çocuklarına askere gitmemeleri için çürük raporları aldırıp, sonrasında ‘Vatan millet Sakarya’ edebiyatı yapmakla ne de her gün insanların öldüğü bir acıya trajediye kulak kapatmakla göz yummakla da gelmez. Türkiye’ye BARIŞ başta Kürtler olmak üzere tüm farklı etnisiteleri ve muhalifleri inkar edip onlara yapılana karşı ‘Üç maymunu ‘ oynayıp Darwin’in ‘maymun-insan’ metaforuna haksızlık etmekle de gelmez.. Türkiye’ye BARIŞ, tüm muhalifleri, dikeyine değil de paraleline uzandığı belirtilen bir zamanların belki de hala varlığını koruyan ‘ Paralel Devletin’ eliyle cezaevlerine doldurmakla da gelmez. Türkiye’ye BARIŞ, 12 yaşındaki Uğurların bedenlerine yaşlarından çok kurşun sıkıp çocukları ‘terörist ‘ ilan eden zihniyeti yargı önüne çıkarmayıp buna sessiz kalmakla da gelmez. Türkiye’ye BARIŞ, Ceylan Önkol adındaki çocuğun gözlerindeki ışıltıyı havan mermisiyle paramparça eden zihniyeti yargı önüne çıkarmamakla da gelmez. Türkiye BARIŞ, ülkenin adeta ‘Utanç duvarı’ ya da dönemi olan 90’lı yılların beyaz Toroslu abileri JİTEM, Ergenekoncu katliamcı karanlık güçlerin yaptığı hukuksuzluklara sessiz kalıp bunları bağımsız mahkemelerce yargılanmalarını sağlamamakla da gelmez. Türkiye’ye BARIŞ, sarayda sürekli muhtar toplantısı yapmakla da gelmez. Türkiye’ye BARIŞ esnafa-eşrafa gaz verip ‘ sizler yeri geldiğinde polis askersiniz ‘ deyip faşizmi, militarizmi pompalamakla da gelmez. Türkiye’ye BARIŞ 24 saat Osmanlı-Selçuklu tarihini Kürtlere ezberletsin diye açtığınız ve adına sizlerin TRT 6 Kürtlerin de ‘TRT Cexş’ dediği televizyon kanalında Rojine göbek attırmanızla da gelmez. Türkiye’ye BARIŞ inşaat şirketini basıp emekçi insanları, ellerini arkadan kelepçeleyip yüzü koyun yatırdıktan sonra ‘ Göreceksiniz Türkün gücünü ‘ diyen ırkçı zihniyeti kahraman olarak görmekle gelmez. Türkiye’ye BARIŞ, suçlu olsalar yada olmasalar bir dönem gözaltındayken kaybedilen yada kaçırılıp JİTEM tarafından öldürülen çocuklarının akıbetini soran yaşlı başlı anneleri yerde sürükleyip darp etmekle de gelmez. Hasılı Türkiye BARIŞ 40 yıldır militarizm, askeri, toplum mühendisliği dahil denenmedik hiçbir yöntemin bırakılmadığı bu formüllerle gelmez gelmiyor da. Eğer bu ülkede hala tek bir insanın bedeni toprağa düşüyorsa bu hala büyük bir problemdir. Türkiye'ye BARIŞ … Gelir ! Peki diyeceksiniz Türkiye’ye barış nasıl gelir ? Türkiye’ye BARIŞ öncelikle siyasetin, yargının, yürütmenin, kamunun kısacası devletin, sistemin merkezine ‘ insanı ‘ koymakla gelir. Türkiye’ye BARIŞ ülkede yaşayan her milletin, her dinin, inanışın, her türden insanın varlığını kabul edip bunu hoşgörü temelinde isteyerek canı gönülden içselleştirmekle gelir. Türkiye’ye BARIŞ statükoyu esas alan tekçi zihniyet üzerinden kurgulanmış Orta Asya bozkırlarındaki çadırlarda kodlanmış ‘Bin yıllık devlet geleneği ‘ ile değil; 21. yüzyıl modern siyasetini benimseyerek çoğulcu, demokratik, özgürlükçü, hukuku esas alan, içerde ve dışarıda daimi barış politikalarını vazgeçilmez görmekle gelir. Türkiye’ye BARIŞ Türklerin, Orta Asya bozkırlarından Anadolu’ya gelip Malazgirt kapılarına dayandıklarında kendileriyle beraber Bizans Hükümdarı Romen Diyojene karşı cansiparane savaşarak Anadolu kapılarını açan Kürt halkıyla bu ülkede eşit hukuka tabi olunduğunu anlamak ve kabullenmekle gelir. Türkiye’ye BARIŞ Müslüman ve Türk olmayı bir üst kimlik olarak görmekten vazgeçerek; Müslüman olan Kürt halkına ‘Zerdüşt, Ateist ‘ demeyi bir tarafa bırakıp Orta Asya’da göçebe yaşayıp at sırtında gelenleri attan indirip yerleşik hayata geçirerek sünnet edip Müslüman yapan Kürt halkının yaşadığı şehirlere eline Kuran alıp gitmeyi bırakmakla gelir. Türkiye’ye BARIŞ Türklerin kendini bu ülkenin tek sahibi olarak görmekten vazgeçip zorunlu askerlik kanunuyla her halktan eli kınalı çocuklara ‘Vatani görevi ‘ yaptırdığı gibi onların da bu ülkenin sahibi olduklarını kabullenmekle gelir. Türkiye’ye BARIŞ ‘ Tek dil, tek vatan,tek millet, tek bayrak ‘ yerine ‘Çok dillilik, özgür yurttaşlık, çok milliyetlilik ‘ ülküsüne inandığımız zaman gelir. Türkiye’ye BARIŞ Türk halkının da Kürt halkı gibi bu ülkede kimse ölmemesi için kendini canlı kalkan yapmasıyla, BARIŞ için kendini tankların kurşunların önüne atmasıyla, ne olursa olsun kaybetme korkusu olmadan eleştirebilme cesaretiyle, yürüyüşler mitingler yaparak savaşta ısrar eden JİTEM vb karanlık zihniyetlere karşı Yozgat’ta, Osmani’ye’de, Kayseri’da, Konya’da, Trabzon’da, Antalya’da, Elazığ’da, Erzurum’da, Edirne’de, Çanakkale’de meydanları yüz binlerle milyonlarla doldurduğumuzda ve içte ve dışta bunu kabullenemeyenlere karşı BARIŞ için coplandığında işte o zaman barış gelir.. Türkiye’ye kısacası barış ne zamanki Türkler de Kürtler kadar barış istediklerinde ve bunu inşa etmek için mücadele alanlarına kitleselleşerek indiklerinde gelir. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün tüm dünyada barışın-huzurun tamamıyla egemen olduğu bir gün olması dileği ve temennisiyle.

YORUM EKLE