OKTAY CANDEMİR : Vali'nin hikmetinden sual olunur mu?

Yani bunların dışına çıkılmadığı sürece demokratik hayatımızın en önemli unsurlarından biri olan basın açıklaması hakkı anayasada açıkça güvence altına alınmıştır.

OKTAY CANDEMİR : Vali'nin hikmetinden sual olunur mu?

.

"Herkes, önceden izin almaksızın, bu Kanun hükümlerine göre silah- sız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. "

Bunların dışına çıkılmadığı sürece demokratik hayatımızın en önemli unsurlarından biri olan basın açıklaması hakkı anayasada açıkça güvence altına alınmıştır.

Peki , pratikte böyle mi?... Van'da yaşadıklarımız bunun böyle olmadığını gösteriyor.

Şimdi artık o'da yok, çünkü; hiç bir Vali, basın açıklamasına izin vermiyor ve ilginç olan izin vermemek gibi bir yetkisi de yok, vali yetkisinde olmayan bir uygulama yapıyor, ve düşünce ve ifade hürriyetine dair her şeyi yasaklıyor.

15 Şubat dolayısıyla kentte bir hafta boyunca her şeyi yasaklıyor...

'Dünya Anadil Günü' nedeniyle yapılacak basın açıklamasını yasaklıyor....

Bu yıl Van'da yeniden yapılması planlanan GezginFest'e şimdiden izin vermeyeceğini açıklıyor.

Van Valisi, 2 yıllık OHAL'den kalma alışkanlıklarını hala sürdürüyor.

Önce ki Van Valisi, şimdilerin AKP Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Zorluoğlu döneminde Musa Anter parkı dışında kenttin tüm cadde ve sokaklarında basın açıklaması yapılması yasaklanmıştı.

Onun yerine gelen Mehmet Emin Bilmez ise bu yasağı 'Yasakta bir eksik var' (*) diyerek Musa Anter Parkı'nı da yasakladı.

Resmen gelen gideni aratıyor oldu (!)

Bütün dünyada kutlanan 'Ana Dil Günü' nedeniyle DİSA-DER tarafından Van'da yapılmak istenen basın açıklaması Van Valiliği tarafından 'Başka gruplar saldırabilir, provokasyon' gibi gerekçelerle yasaklandı.

Van'da bugüne kadar böyle bir şey bugüne kadar olmadı ve olma ihtimali de çok zayıf... Hadi diyelim; böyle bir durum söz konusu. Size düşen 'Yasaklamak' değil, gerekli tedbirleri almaktır.

Olasılıklar üzerinden demokratik hakları yasaklayamazsınız.

Bu kentin mülki amiri olarak sizin göreviniz bu kent insanın en güvenli ve özgür biçimde basın açıklamasının yapılacağı koşulları yaratmaktır.

Van Valiliği'nin görevi, 'HDP örgütün oyuncağıdır' şeklinde siyasi açıklamalar yapmak değil, legal bir parti olan HDP'nin diğer partiler gibi eşit koşullarda seçime girmesini sağlamaktır.

Van Valisinin Bu kentin en büyük mülki amiri iken yaptığı bu açıklama, Sayın Vali'nin tarafsızlığı hakkında ciddi kuşkular uyandırdı.

Aziz Nesin boşuna, 'Milletvekili olacak Vali nutkundan bellidir' dememiş demek ki!

'Bir kısım Van medyası' bu kente kim Vali olarak gelirse gelsin hemen övmeye başlıyor, Vali pratikte ne kadar başarısız olursa olsun övüyor ve görev süresi dolup ta buradan gittiğinde yine övüyor.

Van Yerel Basın ile İç Anadolu'nun yerel basını bu anlamda birbirine çok benziyor. Türkiye'nin diğer bölgelerinde Vali'nin ne söylediğine ilişkin haber bile yapılmaz.

'Bir Kısım Van Medyası' bana, Belediye Başkanına rüşvet vermeye çalışan Banker Bilo'yu (İlyas Salman) hatırlatıyor :

Verisen dögüler, vermisen dögüler

Sonuç itibariyle giden Valiler, o kadar övgüye rağmen tekmeyi atıp gidiyorlar ve bir daha bizi hiç ama hiç hatırlamıyorlar.

İç Anadolu şivesiyle 'Bir kısım Van Medyası'nı  yorumlarsak şöyle anlatabiliriz.

" Bu vilayete şindiye gader böyle bi vali gelmedi. Yol didik yaptı. Su didik getüdü. Tohdur didik virdi.Okul didik, aha okul didi. Böyle Valinin eşüne bi daha raslanmaz."

Daha önce bunu Vali Zorluoğlu'na Van'da 'Sen seçilmiş değilsin, Valisin, memursun falan fistan' dedik, o da o hırsla Trabzon'a Büyükşehir Adayı oldu. Kayyumculuk canına yetti, illa 'Seçilmiş olacağım' diyerek Hırs yaptı!

Van'a atanan tüm Valiler 'Hikmetimden sual olunmaz' diye düşünüyor. Hayır! yanılıyorlar. Van basını sadece 'bir kısım Van medyası'ndan ibaret değil.

Vali'nin hikmetinden sual olunur, 'Hikmetinden sual olunmaz' değil ve bizler 'SEBEP' demeye devam edeceğiz.

Güncelleme Tarihi: 23 Şubat 2019, 00:02
YORUM EKLE