Necmi Kalçık : Teşkilat-ı Esasiye, Cumhuriyet ve Kürtler

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı özü itibariyle şudur. 20 Ocak 1921’de kabul edilen ve yeni Türk devletinin ilk anayasası olarak bilinen Teşkilati Esasi’de yapılan değişikliklerdir. Bu değişikliklerden en önemlisi “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. İdare şekli, halkın mukadderatını bizzat ve fiili olarak yönetmesi ilkesine dayanır. “  Teşkilat-ı Esasiyenin ’nin 1. Maddesinin değiştirilmesidir.

Necmi Kalçık : Teşkilat-ı Esasiye, Cumhuriyet ve Kürtler

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı özü itibariyle şudur. 20 Ocak 1921’de kabul edilen ve yeni Türk devletinin ilk anayasası olarak bilinen Teşkilati Esasi’de yapılan değişikliklerdir. Bu değişikliklerden en önemlisi “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. İdare şekli, halkın mukadderatını bizzat ve fiili olarak yönetmesi ilkesine dayanır. “  Teşkilat-ı Esasiyenin ’nin 1. Maddesinin değiştirilmesidir.

Bu madde ‘İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir” Yani halk, kendi kaderine kendi idaresiyle yön verecekti. Türk devleti yerine, etnik vurgu taşımayan ‘Türkiye Devleti’ ibaresi kullanılmıştır. 29 Ekim 1923’de bunlardan vazgeçilmiş ve devletin resmi dili Türkçe, resmi dini İslam’dır dönemine geçilmiş ve Türkiye Devletinin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğu ilan edilmiştir.

Oysa bu değişiklikleri yapan Mustafa Kemal Atatürk, 1919’da El-Cezire Cephesi Komutanı Tuğgenerel Nihat Paşa Hazretlerine yazdığı ‘Kişiye özel’ başlıklı telgrafında “ Ulusların kendilerini yönetmeleri yetkisi bütün dünyada benimsenmiş bir ilkedir. Biz de bu ilkeyi benimziyoruz. Kürtler bu döneme kadar yerel yönetime ilişkin örgütlerini kurmuş ve başkanları ile yetkilerini bu amaç için bize kazanılmış olması oyladıklarında kendi kaderlerine gerçekten sahip oldukları Büyük Millet Meclisi buyruğunda yaşam istekleri yayınlanmalıdır. Kürdistan’daki bütün çalışmaları bu amaca dayalı politikaya yönetilmesi El-Cezire Cephesi Komutanlığı’nın görevidir.”

Ve şöyle devam ediyor : Kürdistan’da Kürtler’in Fransızlar ve özellikle Irak sınırında İngilizler’e karşı düşmanlığını silahlı çarpışmayla durdurulamaz bir düzeye vardırmak ve yabancılarla Kürtlerin birleşmesini engellemek aşamalı olarak yerel yönetimler kurulmasının zeminini hazırlamak ve bu yolla yürekten bize bağlılıklarını sağlamak Kürt yöneticilerinin sivil ve askeri görevleriyle görevlendirilerek bize bağlılıklarını pekiştirmek gibi genel yollar benimsenmiştir,” demiştir, (Kaynak : Atatürk Tamim Telgraf Beyannameleri)

Hatta şunu dahi demiştir… ‘Kürdistan’da Suriye’de başlarında bulunmaktan kıvanç duyduğum kahraman ordular haydutların değil Osmanlı ulusunun namuslu çocuklarından kurulmuştur’
Kurtuluş Savaşı sırasında bunları yazan ve söyleyen Mustafa Kemal Atatürk 29 Ekim 1923’ten başlayarak bu tezlerinden tamamen vazgeçmiş ve tamamen üniter bir devlet kendi ulus devletini kurmuştur. 

Bunun tarihide 29 Ekim 1923’tür. İşte bugün bunun bayramı kutlanmaktadır.

YORUM EKLE