Aslı Kaya: Cezaevine götüreceği bavulu bile hazırdı

Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Bekir Kaya'nın tutuklanmasının üzerinden 2 yıl geçti. Tutuklanacağını bilen eşinin cezaevine götüreceği bavulunu bile hazırladığını anlatan Aslı Kaya, yaşadıkları zorluğa rağmen eşi gibi bu durumun “halk için büyük bir kazanım olacağı” düşüncesinde olduğunu dile getirdi.

Aslı Kaya: Cezaevine götüreceği bavulu bile hazırdı

VANHABERDAR -  Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Bekir Kaya'nın tutuklanmasının üzerinden 2 yıl geçti. Tutuklanacağını bilen eşinin cezaevine götüreceği bavulunu bile hazırladığını anlatan Aslı Kaya, yaşadıkları zorluğa rağmen eşi gibi bu durumun “halk için büyük bir kazanım olacağı” düşüncesinde olduğunu dile getirdi.

Kürt siyasetçilerine dönük başlatılan “Cadı Avı”nda tutuklanıp, cezaevine konulan isimlerden önemli isimlerden biri Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Bekir Kaya oldu. 17 Kasım 2016 tarihinde evine yapılan baskınla gözaltına alınmak istenen Kaya, evinde bulunamadı. Ancak O, birçok kişinin olası sonucu öngörerek "gitme" ısrarında bulunmasına rağmen hemen belediyeye giderek, burada yapılan aramalara katıldı. Belediyedeki arama sonrası gözaltına alınan Kaya, aynı gün içerisinde çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak, Silivri Cezaevi'ne gönderildi.

Tutuklanmasından 2 saat sonra ise İçişleri Bakanlığı tarafından belediyeye kayyum atandı. Hakkında hazırlanan iki ayrı iddianamede belediyenin yaptığı köprüden, yoksullara yapılan sosyal yardımlara kadar neredeyse her şey suç isnadı olarak yer aldı.

SÖZLERİ HER DURUŞMAYA DAMGA VURDU

Cezaevinde tutulmasının üzerinden 2 yıl geçen Kaya, çıktığı her duruşmada suç isnat edilen belediye çalışmalarını bir bir savunup, yargılamanın siyasi saiklerle yapıldığını haykırdı.

Kaya, belediye çalışmaları nedeniyle yargılandığı Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 18 Ekim günü görülen son duruşmasında şu sözleri sarf etti: "Ben bireysel olarak mağdur olabilirim, eşim, çocuğum mağdur olabilir. Bunlar bireysel mağduriyetlerdir. Benim yaşadığım mağduriyetlerin en sonunda büyük bir toplumsal kazanca döneceğini çok iyi biliyorum. Benim mahkemeden hiçbir beklentim yok. Ben ceza almışım ya da almamışım çokta bir önemi yok. Benim yaşadığım mağduriyetlerin en sonunda büyük bir toplumsal kazanca döneceğini çok iyi biliyorum. Bu nedenle vereceğiniz karar ne olursa olsun umurumda bile değil. Sizin burada vereceğiniz kararın halk olarak bizim kazanç hanemize yazılacağına yürekten inanıyorum." 

İKİ DOSYADAN 17 YIL CEZA 

Kararını açıklayan mahkeme heyeti ise Kaya’ya, "Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama", "Örgüt üyesi olmak", "Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunma" ve "Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" iddialarıyla 8 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Yine bu davadan birkaç gün önce görülen ve Kaya’nın sanıkları arasında bulunduğu "KCK Van Ana Davası"nda da 8 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti.

Bekir Kaya'nın tutukluluğunun ikinci yılında eşi Aslı Kaya, Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.

CEZAEVİNE GÖTÜRECEĞİ BAVULU HAZIRDI 

O süreçte eşinin de tutuklanacağını çok iyi bildiklerini Aslı Kaya, "Ssonu ne olursa olsun tercihini kalmaktan yana kullanacağını biliyorduk. Tutuklanmadan bir gün önce bana 'Biz bu koltuklara talip olduysak bunun bedelini de ödememiz gerekiyor. Kendimi aileme değil bu halka karşı sorumlu hissediyorum. Ben bu halkı yalnız bırakıp gitmeyeceğim' dediğini” aktardı.

Kaya, öyle ki eşinin cezaevine götüreceği bavulunu bile öncesinde hazırladıklarını belirtti.

Nitekim 17 Kasım günü sabah erken saatlerde evlerine baskın yapıldığını hatırlatan Kaya, o gün ve sonrasında yaşananları şöyle anlattı: “Bekir’e eve baskın yapıldığını söyledim. O da kaldığı yerden gelerek belediyeye gideceğini söyledi. Ben 'gitme' dememe rağmen, o ısrarla 'Belediyeye operasyon yapılıyor. Benim orada olmam gerekiyor' diyerek belediyeye gitti. Zaten aramalardan sonra da gözaltına alındı. Mahkemeye çıkarıldığında defalarca kez onunla görüşmek için izin istedim ama bana izin vermediler. Hatta ifadesinin alındığı kattan bile dışarı çıkarıldım. Sonra tutuklama kararı çıkınca Bekir’in de ısrarı ile ayaküstü onunla görüştüm. Bekir bana; 'Deniz ve Rojar (çocukları) sana emanet. Ne yapalım böyle olacağını ikimiz de biliyorduk' diyerek gitti.”

Böylesi bir sonucu hazırlıklı olmalarına rağmen, hep eşinin kentteki cezaevine konulacağı ve en azından çocuklarla görüşüne rahat gidebilecekleri umudu içerisinde olduğunu dile getiren Aslı Kaya, “Ama öyle olmadı. Silivri’ye götürdüler" dedi.

'OĞLU DENİZ'İ İKİ YILDA SADECE 15 DAKİKA GÖRDÜ'

Eşi tutuklandığı gün 7 buçuk aylık hamile olan Kaya, bu nedenle uzunca bir süre eşinin görüşüne de gidemedi. 

Oğlu Deniz doğduktan sonra da yine bir müddet cezaevine gidemeyen Aslı Kaya, "Bekir, yeniden doğan oğlunu iki yılda sadece 15 dakika gördü, o da camının arkasından. Ben de Deniz’in her halinin olduğu 60 fotoğraf gönderdim. Deniz'i görmüyor ama en azından nasıl büyüdüğünü görsün istedim. Ama cezaevi yönetimi o fotoğraflardan 10 tanesini seçmesini istemiş ve sadece 10 adet verilmişti" bilgisini verdi. 

‘UMUTLU OLDUĞUM ZAMANLAR OLDU’ 

Kaya, iki yıl süren yargılanma boyunca eşi hakkında hukuki bir karar alınacağı beklentisinde olmadığını da ifade etti.

"Bekir'in kolay kolay bırakılmayacağını biliyordum ama yine de hani belki bir hukuk işler diye az da olsa umutlu olduğum zamanlar oldu” diyen Kaya, ancak verilen ceza kararlarının başından beri düşündüklerini doğruladığını kaydetti. Kaya, bu konudaki duygu ve düşüncelerini ise şu sözlerle dile getirdi: “Kime sorarsan böyle bir dosyadan cezanın çıkmayacağı yönündeydi hatta duruşmaya gelen birçok insan tahliye bile bekliyordu. Ama bırakın tahliyeyi Bekir tutuklu olduğu halde tekrar hükmen tutukluluk kararı verdi mahkeme. Yani zaten tutuklu olan bir insana bir kez daha tutuklama vermek nasıl bir zihniyetin ürünüdür bilmiyorum. Bu ve buna benzer kararlar veren mahkeme üyeleri yaratacakları tahribatları nasıl normalleştirebiliyorlar? Bazen düşman hukukundan söz ediliyor ama ben bunu kabul etmiyorum. Hukuk yok ki, düşman hukuku da uygulansın…" 

'BİR İNSAN NİYE BU KADAR DOĞRUCU OLSUN Kİ' DİYE KENDİME SORUYORDUM

Aslı Kaya, eşinin çıktığı duruşmalardaki tavrı ve açıklamaları üzerinde de durdu. Eşinin mahkemedeki tavrının yaşamının ve duruşunun aslında özeti olduğunu söyleyen Kaya, devamında ise, “Bekir Kaya hayatı boyunca slogan atmayan, gerçek neyse orada ifade eden bir insandır. İnandığı bir şey varsa sonucu ne olursa olsun asla vazgeçmez. Ben Bekir’le ilk tanıştığımda; 'Bir insan niye bu kadar doğrucu olsun ki' diye kendime soruyordum. Bekir Kaya her konuda nettir ve inandığı şeyin sonunda ne yaşayabileceğinin kaygısını da asla taşımaz. Bu konuda sınırsız bir güven verir. Mahkemede söyledikleri onun yaşamının bir özetidir" diye belirtti.

‘KAZANIM OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM’

Yine eşinin son duruşmada sarf ettiği 'Ailem mağdur olabilir, sıkıntılar yaşayabilir ama bu tutukluluğumuz kazanım olarak halkımızın hanesine yazılacaktır. İnanıyorum ki biz büyük kazanacağız' sözlerini hatırlatan Kaya, yaşadıkları bu duruma dair şunları dile getirdi: “Sonuna kadar Bekir Kaya'nın bu kararının arkasındayız. Evet, biz sıkıntı yaşayacağız, çocuklarım sıkıntılar yaşadı, yaşayacaklar ama ben de Bekir gibi bunun bu halk için kazanım olacağını düşünüyorum. Biz yalnız değiliz ki, binlerce aile aynı durumu yaşıyor. Bizim gibi ailelerin imkanları var ve en azından görüşe gidebiliyorlar. Bazı ailelerimiz maddi imkansızlıklar nedeniyle çocuklarının görüşüne bile gidemiyorlar. Bu kadar ağır mağduriyetlerin yanında bizim bu konuda söz söyleme hakkımız bile olmamalı." 

'SOKAĞA ÇIKINCA YOKLUĞUNU HİSSEDİYORUM'

Buna rağmen, "Van sokaklarına çıkınca hep Bekir’in yokluğunu hissediyorum" diyen Aslı Kaya, aynı zamanda her gün sokaklarda halkın yarattığı değerlerin nasıl heba edildiğine, halkın emeğine, alın terine el konulmasına şahitlik etmesinin de üzüntüsü içerisinde.

'BÜYÜK KAZANMAK İÇİN DİRENMEK GEREKİYOR’

Sokakta kendisini gören kent halkının eşinin durumunu sorup üzüntülerini paylaştığını, yaşadıkları bu şeyi katlanabilir kılanın da eşinin halka karşı olan bu duruşu olduğunun altını çizen Kay, son olarak şunları dile getirdi: “Bu duruşu onu çok daha saygın kılıyor. Biz de onun halkına karşı olan bu duygusuna saygı duyup, onur duyuyoruz. Bekir Kaya hiç şikayet etmeyen ve asla kendini tüketmeyen bir insan. Asla birileri onu alkışlasın diye bir şey söylemez ve yapmaz. Bekir Kaya’nın dediği gibi; 'Büyük kazanacağız ve her şey çok güzel olacak'. Ama bunun için de direnmek gerekiyor. Ben güzel olacağına inanıyorum, inanmak istiyorum." 

MA / Adnan Bilen

YORUM EKLE