OKTAY CANDEMİR : ABDESTLİ KAPİTALİSTLER, ABDESTLİ KEMALİSTLER ve KÜRTLER

CHP'li Eren Erdem yıllar önce Abdestli Kapitalistler demişti AKP için... Sonra da 'Abdestli Kemalistler' denilerek geri iade yapılmıştı.

OKTAY CANDEMİR : ABDESTLİ KAPİTALİSTLER, ABDESTLİ KEMALİSTLER ve KÜRTLER

CHP'li Eren Erdem yıllar önce Abdestli Kapitalistler demişti AKP için... Sonra da 'Abdestli Kemalistler' denilerek geri iade yapılmıştı.

Belli ki artık, Abdestli Kapitalistlerin karşısında Abdestli Kemalistler var.

İnce ve Kılıçdaroğlu'nun son dönemde uyguladığı politika ve söylemlerinden bunu anlamak mümkün.

İktidara ulaşmak için her yol mübahtır anlayışıyla yola çıkmış iki gücün çarpışması çok daha uzun seneler sürecek gibi.

Evet şu anda Abdestli Kapitalistler Partisi (AKP) iktidarın ve devletin mutlak sahibidir ancak bu öyle bazı çevrelerin iddia ettiği gibi asla değişmeyecek anlamına da geliyor.

Eğer iddia edildiği gibi 'Hayır rejim değişti,İslamcılar artık mutlak iktidar' tezi doğru olsaydı bir dönem mutlak iktidar olan Kemalizmin de yenilmemesi gerekiyordu.

Veyahut, yüzyıllar boyunca Padişahlıkla yönetilen bir İmparatorluk rejiminin Selanik'ten gelmiş genç bir subay olan Mustafa Kemal Atatürk'e yenilmesi gibi...

Hatırlarsanız, 28 Şubatçılar : " 28 Şubat bin yıl sürecek" demiş ama 5 yıl bile sürmemişti.

Hayatın ne getireceğini, toplumsal dokunun hangi şartlarda, neye karar vereceğini kesin bilemeyiz. Türkiye toplumu gibi düşünsel olarak oldukça kaygan bir zemine oturmuş, kırılgan sosyolojik yapının 1950'den bu yana yaptığı siyasi tercihlere baktığımızda Doğu Perinçek ve Haydar Baş'ın bu ülkeye Cumhurbaşkanı olmaması büyük bir şans.

Ancak Abdestli Kapitalistler Partisi (AKP) belli ki olağanüstü bir gelişme olmadığı halde uzun yıllar iktidarda kalacak.

Bu süre on yılları alabilir. Ha, bu iki güç Kürtler için ne ifade eder diye sorarsanız eğer...

Bu iki gücün buluştuğu tek ortak platform Kürtleri yok sayma ve ezme politikasıdır.

Yani ikisi de Kırmızı Başlıklı Kızı yemek isteyen Kurt gibi sadece kılık değiştiriyor.

Yukarıda özetlediğim durumdan yola çıkarak şunu belirtmek isterim...

Bu iki gücün en üst perdeden mücadele edeceği yöntemlerin değiştiği yeni bir devlet içi kavganın arifesindeyiz.

Kürt siyaseti eğer ki topluma bu iki gücün kavgasından Türkiye'ye bir yarar gelmeyeceğini anlatan, üçüncü bir yol olarak ortaya çıkarsa o zaman Türkiye'de Demokrasi Güçleri önemli oranda yol alabilir.

Aksi durumda iki taraf birbiriyle kavga ederken, her dinlenme molasında dönüp Kürtlere vuracaktır.

24 Haziran seçimlerinden sonra bir kez daha anladık ki, ehveni Şer diyerek bunlardan birini tercihi etmek topluma yeni bir şey kazandırmıyor.

HDP kolaylıkla bu iki partiyi aşabilecek enerjiye, ideolojiye ve toplumsal desteğe sahip.

HDP kimse ile ittifak yapmak ya da birlikte hareket etmek zorunda değil ama onlar Türkiye koşullarında HDP'siz değişimin olamayacağını bilecek kadar da pragmatist bir düşünceye sahipler.

Bugüne kadar uyguladığı doğru politikalarla önemli oranda yol alan HDP'nin artık Türkiye'nin son seçimlerle iyice ete kemiğe bürünen yeni durumuna göre yeni politikalar üretmesinin vaktidir.

HDP hala Türkiye toplumunun umudunu olma özelliğini koruyor. Yeter ki bu umudu harekete geçerek yeni bir söylem oluşturulsun.

Güncelleme Tarihi: 07 Temmuz 2018, 11:08
YORUM EKLE