SON DAKİKA

HDP’li Zeydanoğlu : ‘Halka gitmek’ sistem partilerinin tabiridir. HDP zaten halkın kendisidir

HDP PM Üyesi Özgür Zeydanoğlu, Türkiye ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri ve bunların Van’a yansımalarını vanhaberdar’a değerlendirdi.

Genç bir siyasetçi olan Zeydanoğlu, 16 yaşından beri Kürt siyasetinin içinde yer alıyor. Şu anda aktif olarak Parti Meclisi Üyeliği yapan Zeydanoğlu ile Van’ı, kayyumları, aşiretleri ve HDP’ye yönelik gerçekleşen operasyonları konuştuk.

Van’ın içinde bulunduğu siyasi konjüktür ve jeopolitik önemini bize değerlendirir misiniz?

Van Bölgenin pilot illerinden bir tanesi, bölge üç merkezli olarak tanımlanıyor. Bu merkezler Diyarbakır, Van ve Erzurum’dur. Diyarbakır ve Van’ı, tarihi, coğrafyası ve sosyolojik yapısı ve geniş hinterlandıyla merkez olma pozisyonunu belirlerken, Erzurum ve kısmen Elazığ’ı bunların alternatifi olarak geliştirilmeye çalışılmış, biraz yapay oluşturulmaya çalışılmış bir merkezdir. Devletin tüm yatırımları ve olanakları bu merkezlere taşınmasına rağmen bölgenin merkezi olma pozisyonuna getirilemedi. Bütün bunları Van’ın kimliğini ve pozisyonunu anlaşılması açısından söylüyorum. Bu merkez şehirlerin siyasi tercihleri çok önemlidir. İktidarda kalmak isteyen AKP için bu iki merkezin tercihi çok önemlidir. O sayısı ile katacağı katkıların yanında durumun psikolojik bir yönü de var. Mesela Van’da iktidar olan bütün Serhat’ında iktidarıdır. İşte bu tespitten dolayı Van’a çok fazla bir yüklenme olduğunu görüyoruz. Partimize ve seçmenimize yönelik baskılar çok fazla. Biliyorsunuz, 14 belediyenin 12 tanesi DBP Belediyesi iken kayyumlar el koydu. Birçok dernek ve basın kurumu kapatıldı. Son 2 yıldır partili arkadaşlarımıza ve seçmenlerimize yönelik çok sayıda gözaltı ve tutuklama var. Tüm bunlar AKP’nin önünü açmak için yapılıyor.

Son zamanlarda yeniden gündeme getirilen Aşiretler için neler düşünüyorsunuz?

Bununla birlikte Van’da değişik yapılar örgütlendirilmek istendi. Sözüm ona aşiretler adına ama aşiretleri temsil etmeyen bazı zatlar bir araya getirildi. Vanlı olup HDP’li olmayan bir kesim yurttaşlarımız içinde kimi özel örgütlenmeler geliştirildi. Zaman zaman kimi provokatif çıkışlar hazırlandı. Van toplumu kutuplaştırılmak istendi. Yine STÖ’lerine ve STK’lara yönelik el altından tehdit ve kimi zaman da rant sağlama vaadiyle kontrol altında tutmaya çalışıyorlar. Buralarda işine gelmeyeni tasfiye etme durumu var. Anlayacağınız iklim tam bir anti-demokrasi, tam bir baskı iklimi. Fakat, tüm bunlara rağmen Van halkının gönlünde barış var, özgürlük var, HDP var.

Peki kayyumlardan söz ettiniz madem, Kayyumlar Van’ı nasıl yönetiyor?

Ülkenin tamamı nasıl yönetiliyorsa, AKP nasıl yönetiyorsa kayyumlar Van belediyelerini ona paralel bir biçimde yönetiyor. Belediyelerin taşınmazları yandaşa peşkeş çekiliyor, Van’a ilişkin bir proje yok,vizyon yok.Yolsuzluk söylenti ve iddiaları had safhada. Bunları araştıran, soran bir yargı yok. Belediye personelleri işten atıldı, yerine yandaşlar dolduruldu. Ama her şeyden önemlisi gasp var. Halkın iradesi gasp edilmiş durumda. Bu koltuklara KHK ile oturtulmuş ve kendine Belediye Başkan Vekili sanan kayyumlar var.

Kayyumlara halkın tepkisi ne yöndedir?

Halk için kayyumlar yok hükmündedir ve zaten bir beklentisi de yok.

Van’da siyasi parti çalışmalarınız engelleniyor mu?

AKP’nin bütün stratejisi HDP’yi engellemek üzerinden kurulmuş. 7 Haziran’da gördük ki HDP ile yarışamayacak durumdalar. HDP siyaset arenasında olduğu mühletçe kendileri açısından başarı mümkün görünmüyor. Van içinde bu durumun aynısı geçerli. Genel strateji Van içinde sistematik bir biçimde uygulanmaya çalışılıyor. Bunun için devletin tüm kurumları bir koordinasyon içinde hareket ediyor. Fakat bunu bir türlü başaramıyorlar o başka bir sorun onlar için. Çünkü, bunlar Van halkını tanımıyorlar. Van halkının kendi kimliğine kendi değerlerine ne kadar tutkuyla bağlı olduğunu bilmiyorlar.

Somut olarak ne gibi engellemelerle karşılaşıyorsunuz?

Örgütlenme faaliyetlerimiz engelleniyor, son 2 yıldır kentte basın açıklaması, stant ve benzeri tüm etkinlikler Valilik kararıyla yasaklı. Kentin bilboardları bile bin dalavere ile bizim kullanımımıza kapalı. Sokak bize kapatılmak isteniyor. Yöneticilerimize ve üyelerimize yönelik keyfi tutuklamalar herkesin malumu. OHAL gerekçesiyle her şey yasak ama OHAL yasaları rakiplerimiz için işletilmiyor.

‘HDP halktan koptu’ iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

HDP halkın kendisidir zaten. Türkiye’de ki hiçbir klasik partiye benzemiyoruz. Ankara’da 5 yıldızlı otellerin salonlarında, lüks ofislerde kurulan bir parti değiliz. Halkın içinden, onun özlemleriyle oluşmuş bir partiyiz. HDP’nin kendisi halktır.

Halka gidiyor musunuz?

Bizim halka gitmek gibi özel bir gündemimiz olmadı. Zaten hep halkımızla birlikte olduk, iç içeyiz. Halka gitmek tabiri sistem partileri için geçerli bir tabirdir. Seçimler yaklaşınca oy toplamak amacıyla halka gitmek tabiri kullanılıyor. Biz her zaman sokaktayız, mahalledeyiz, çarşıdayız. İl Eş Başkanlarımız, yöneticilerimiz, milletvekillerimiz, genel merkez yöneticilerimiz her zaman halkla iç içe zaten. Fakat sorduğunuz şu ise iyi günde kötü günde hep halkımızın yanında olduk. Gençlerimiz evlenirken mutluluğuna da ortak olduk, taziyelerini de paylaştık. Parti olarak en önemli kararlarımızı mahalle toplantılarında, sokak görüşmelerinde halkımızla birlikte aldık.

Okumadan Geçme

yeni zamlar kapıda

Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası’ndan (PÜİS) yapılan açıklamaya göre bu gece yarısından geçerli olmak üzere benzin …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu *